Hırsızlık suçundan sanık ....’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 168/1, 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 6000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2010 tarihli ve 2007/66 esas, 2010/184 sayılı kararının sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/12/2013 tarihli ve 2012/24373 esas, 2013/40033 sayılı ilâmıyla bozulmasını müteakip yapılan yargılamada, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 58.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 17/07/2014 tarihli ve 2014/70 esas, 2014/723 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 03.07.2017 gün ve 94660652-105-39-10601-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.07.2017 gün ve 2017/43321 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, 25/03/2010 tarihli hükmün sanık müdafinin temyizi üzerine bozulduğu ve bozma ilâmında sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezasının ve 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmayışının, sanık bakımından kazanılmış hak olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin 18.12.2013 tarih, 2012/24373 esas ve 2013/40033 karar sayılı bozma ilamından önce verilen ve sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen 25.03.2010 tarih, 2007/66 esas ve 2010/184 karar sayılı kararda sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın 6.000 TL adli para cezası olduğu, bozma ilamı sonrasında yapılan kovuşturmada yeni hüküm kurulurken sanığın eylemine uyan tüm maddeler uygulandıktan sonra sonuç cezanın önceki hükümde yer alan ceza miktarı kadar belirlenmesi gerektiği ve 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca lehe temyiz halinde sadece sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkın gözetileceği de nazara alınarak bozma sonrası verilip kesinleşen 17.07.2014 tarihli kararda 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı da gözetilerek sonuç cezanın 6.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi yerine 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 62. maddeleri ile uygulama yapıldıktan sonra sanığın kazanılmış hakkı gereği cezanın 10 ay hapis cezası olarak belirlenip ilk kararda uygulanmayan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına
bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/07/2014 tarihli ve 2014/70 esas, 2014/723 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümden, “ Sanık hakkında hükmolunan cezanın adli sicil kaydındaki Edirne 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/598 E. 2003/1188 K. sayılı ilâmında yazılı 4 ay hapis cezası nedeniyle, TCK’nun 58. maddesinin 7. fıkrası marifeti ve 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kısmın çıkarılmasına, yine hükümden ''...10 ay hapis cezası'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''6.000 TL adli para cezası'' ibaresinin eklenmesine ve sonuç cezanın 6.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesine, hükümlerin diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.