MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 08.07.2005 tarihli 5377 sayılı yasa ile değişik TCK'nin 31/3. maddesinin uygulanması sırasında, suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
2-Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 01.06.2016 tarihli, 2015/29332 esas ve 2016/9387 karar sayılı bozma kararından önce verilen ve suça sürüklenen çocuk ile O yer Cumhuriyet Savcısı (temyiz isteminin sadece suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmasına yönelik olduğu) tarafından temyiz olunan 17.02.2014 tarihli, 2013/633 esas ve 2014/90 karar sayılı kararda; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan neticeten 10 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 01.06.2016 tarihli, 2015/29332 esas ve 2016/9387 karar sayılı bozma kararında da belirtildiği üzere (O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin suç tarihine göre doğru olmaması da gözetilerek) aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve bozma öncesi verilen kararda belirlenen bu cezadan fazla cezaya hükmedilemeyeceği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan neticeten 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy