Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 151/1, 143 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/04/2013 tarihli ve 2012/170 esas, 2013/243 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 20.10.2017 gün ve 94660652-105-35-10012-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.11.2017 gün ve 2017/60351 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre;
1- Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29/05/2017 tarihli ve 2014/37005 esas, 2017/6168 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen aracın kendisinin oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanığın motorsikleti çalmak amacıyla motorsiklete zarar vermesi eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde,
2- Sanık hakkında müştekiye ait kilitlenmek suretiyle koruma altına alınan motorsikleti çalmak şeklindeki eylemi nedeniyle Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin açıktan hırsızlık suçu olduğundan bahisle 5237 sayılıKanun’un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin anılan Kanun'un 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik ceza tayininde,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt
soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Oluş ve dosya kapsamına göre; müştekiye ait evin önünde direksiyon kilidi ile kilitli park halinde bulunan motorsikleti düz kontak yapmak suretiyle çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu ve sanığın eylemini geceden sayılan zaman diliminde işlediğine dair delil bulunmadığı halde hakkında TCK'nın 141/1, 143. maddeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulması hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 30/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy