Hırsızlık suçundan sanık ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2010/414 esas, 2011/903 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 03/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarihli ve 2017/98 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 19.07.2017 gün ve 94660652-105-34-4181-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.08.2017 gün ve 2017/46429 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın anılan Kanun’un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 27/02/2014 tarihli ve 2013/7207 esas, 2014/6648 sayılı ilamıyla, “Katılana ait eşyaların suç tarihinde ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Binası içinden çalınması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-a maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklindeki açıklama ile söz konusu hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eylemine ilişkin suç vasfında yanılmanın sonraki hukuksal değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; Dairemizin 27.02.2014 tarih ve 2013/7207 esas ve 2014/6648 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere katılana ait eşyaların suç tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi binası içinden çalınması nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-a. maddesine uyduğu ve sanığa yüklenen suçun uzlaşma kapsamı dışında kaldığı, bu itibarla sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılması karşısında, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarihli ve 2017/98 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy