Hırsızlık ve iftira suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık ve iftira suçlarından mahkumiyetine ilişkin Finike Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.12.2013 tarih 2013/371 esas 2013/537 sayılı hükümlerinin sanık temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2016 tarih ve 2015/2319-2016/6978 sayılı ilamı ile oybirliği ile düzeltilerek onanması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.11.2017 tarih ve 2017/56571 sayılı yazısı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmek üzere itiraz ile dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.11.2017 tarih ve 2017/56571 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 119.04.2016 tarih ve 2015/2319-2016/6978 sayılı kararı sanık ... bakımından kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanık ...'in gerçek kimliğinin parmak izi incelemesi sonucu belirlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 269/2. maddesinin uygulama şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamlarından İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/440 Esas sayılı ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması, İzmir 2. Çocuk Mahkemesi'nin 2006/17 Esas sayılı ilamında ise yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanması ve başkaca tekerrüre esas ilamının da bulunmaması karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarındaki TCK'nın 58. maddenin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve ayrıca hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.