MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun suça sürüklenen çocuğu araçtan suça konu eşyaları alırken görmediği; takip üzerine yakalanan sanık ...'ın kaçarken bir kısım eşyaları atarken görülmesi üzerine bakıldığında ise sadece mağdura ait teyp başlığını bulunduğunun anlaşılması karşısında hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeyerek TCK'nın 35. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Yakalama tutanağı içeriğine göre, sanık ... yakalandığında, müştekiye ait araçtan çaldıkları diğer eşyaların yerini söylemesi üzerine kriko ve teybin de bulunarak mağdura teslim edildiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi yollamasıyla 168/1. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 02.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy