MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan vekilinin hükmün verildiği duruşma için sunduğu 19.07.2016 havale tarihli mazaret dilekçesi içeriğinde açıkça kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza verilmediğini belirtmiş olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde TCK'nın 168/1-4. maddesi uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi,
Kabule göre de;
2-Suça sürüklenen çocuğun bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılana ait altınları farklı zamanlarda bir çok kez almış olduğunun anlaşılması karşısında hakkında TCK”nın 43/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK'nın 168/1-4. maddesiyle yapılan indirim oranının aynı maddenin 2. fıkrasındaki sınırlama nedeniyle 1/2 oranından fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-TCK’nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” tedbiri, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği'nin 38/son maddesinde “Sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler” olarak tanımlanmış olup, belirli yere gitme yasağının, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin olması ve her durumda çevrilen yaptırımın işlenen suçla mantıki bağlantısının bulunması gerekliliğine karşın; suça sürüklenen çocuk hakkında “4 ay boyunca katılanın bulunduğu ikamete gitmekten yasaklanmasına” şeklinde, içeriği Yönetmelik kapsamına aykırı ve infaz kabiliyeti olmayan seçenek tedbire hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma öncesi kurulan ilk mahkumiyet hükmü ile belirlenen sonuç ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 07.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy