MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı yasanın TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle hüküm tesis edilirken; hükmün gerekçesinde '' Suçun işleniş biçimi, suçun işlenişinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer meydana gelen zarar, sanıkların sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak cezanın alt sınırdan ceza tayinine '' denilmesine rağmen hüküm fıkrasında temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle çelişki oluşturulması,
1-Mağdurun 13.05.2015 tarihli dilekçesinde maddi ve manevi zarar talebinin olmadığını beyan etmesi karşısında sanık hakkında TCK'nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 325. maddesi uyarınca bozmanın temyiz isteminde bulunmayan sanık ...'e SİRAYETİNE, 27.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy