MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın en son bildirdiği adresine tebligat çıkartılmaksızın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine aykırı olacak şekilde gerekçeli kararın 24.04.2015 tarihinde usulsüz tebliğ edilmiş olması karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında gözüken ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik olduğu ve suç tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği gibi hırsızlığa teşebbüs suçunun maddi, somut bir zarar ihtiva etmemesi nedeniyle giderilmesi gereken bir zararın bulunmadığı, bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması nedeniyle cezasının da ertelendiğinin anlaşılması karşısında; mahkemenin bu kabulüne göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerekirken sanık hakkında daha önce uygulama yapıldığı şeklinde yasal olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karara verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 27/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy