MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, katılanın mütehatliğini yaptığı inşaat alanında bulunan kalıp tahtaları çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde tanımlanan tahsis ve kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında bu olaydan 15 gün önce sanığın aracına benzer bir araçla inşaatından yine hırsızlık yapıldığına dair beyanı ve İddianamede bu konuda 5237 sayılı yasanın TCK'nın 43.maddesinin sevk maddesi olarak yazılmış olmasına rağmen, mahkemece bu hususta, sanığın savunmasının alınmaması ve gerekçede herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameyea kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 27.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy