MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iftira
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 58 maddesi gereğince tekerrüre esas birden çok ilamın bulunması durumunda en ağırının seçilerek tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden infazda karışıklığa neden olacak şekilde sanık ... hakkında kurulan hükümlerde birden fazla ilamın birlikte tekerrüre esas alınması, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanın mahkemede alınan beyanında; 350 litre kadar mazotun geri gelmediğini, zararının 2000 TL civarında olduğunu belirtmesine karşın, kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorulmadan koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz olmadığından, sanık ... hakkında TCK’nın 268/1 yollamasıyla değil doğrudan TCK’nın 267 maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile sanık ... hakkında hırsızlık ve iftira suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanıklar ... ve ...’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay sırasında sanıkların içinde bulunduğu araç ile kolluk güçleri arasında yaşanan kovalamaca sonucu sanık ...’nin aracı terk ederek olay yerinden kaçtığı, sanık ... ile temyiz dışı sanık ...’in kolluk tarafından yakalandıkları sırada ve kolluk ile savcılık ifadelerinde araçtan kaçan kişinin ... olduğunu söyledikleri, gerçek
ortaya çıkınca sanık ...’nin kendilerine benim ismimi söylemeyin demesi üzerine kaçan kişinin sanık ...’nin kardeşi olan mağdur ... olduğunu söylediklerini belirttikleri, sanık ...’nin alınan beyanlarında; cezaevinden firar ettiği için yakalanmamak için araçtan kaçtığını, diğer sanıklara yakalandıklarında kendisini ... olarak söylemeleri konusunda bir telkinde bulunmadığını belirtmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçtan hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, yüklenen suçlardan beraati yerine, yasal ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 21/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy