MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-18.11.2013 tarihli suç tutanağı ile olay yeri tespit tutanağı içeriğine göre, sanığın orman muhafaza memurları tarafından yakalandığında, suça konu orman emvallerini aldığı yeri gösterdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Suçta kullanılan 45 R 7106 plakalı kamyonete ait ruhsatın onaylı suretinin getirtilerek, şayet ruhsat sahibi sanıktan başka bir kimse ise ruhsat sahibinin de malen sorumlu kişi olarak dinlenmesi, araç ile çalınan orman emvalinin değerinin orantılı olup olmadığının tespit edilmesi, müsadere kararının işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususunun da karar yerinde tartışılarak, aracın müsadere edilip edilmeyeceği hakkında mahallinde bir karar verilmesi gerekirken, müsadere hususunda herhangi bir karar verilmemiş olması,
3-Suça konu orman emvalinin akıbeti konusunda herhangi bir karar verilmemesi,
4-1136 sayılı Kanunun 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyetine karar verilen sanık aleyhine ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.