MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle TCK'nın 142/1-b maddesindeki cezanın alt sınırının 2 yıl olduğunun gözetilmemesi,
2-Mağdurun iki adet bot ve bir adet spor ayakkabısının çalınması üzerine yaptığı araştırmada, yaş büyüklüğü nedeniyle dosyası ayrı sanık ...'te kendisine ait botları gördüğü, sanık ...'ın hırsızlık suçunu sanık ...'le beraber gerçekleştirdiklerini söylemesi üzerine Ömür'ün de hırsızlık suçunu kabul ettiği, mağdurun duruşmada alınan beyanında ise çalınan ayakkabılarının kendisine iade edildiğini beyan etmesi karşısında, mağdur duruşmaya çağrılıp suça konu ayakkabıların kendisine ne zaman iade edildiği sorularak sonucuna göre suça sürülenen çocuk hakkında TCK'nın 168/1 veya 2. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 23.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy