KANUN YARARINA BOZMA
Kamu malına zarar verme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 43, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocukların hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 168/1, 31/3 ve 116/4. maddeleri uyarınca 7 ay 3 gün hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2013 tarihli ve 2011/480 esas, 2013/288 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 09.11.2017 gün ve 94660652-105-76-11401-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.11.2017 gün ve 2017/63987 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Aralık Asliye Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocukların hırsızlık suçu sabit kabul edildiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 168/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 7 ay 3 gün hapis ve yine hırsızlık suçu zikredilmek sureti ile mezkur Kanun'un 116/4. Maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ve bu ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, birden fazla suça sürüklenen çocuğun yargılandığı dosyaya ilişkin karar başlığında suça sürüklenen çocuklardan yalnız Haydar Ali Künü'nün isminin yazıldığı, hükmün gerekçe kısmından da hangi suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulduğunun belirtilmemesi karşısında, 7 ay 3 gün hapis ve açıklanması geri bırakılan 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı ve hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
1-Dosya kapsamına göre, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 09/09/2011 tarihli ve 2011/1017 soruşturma, 2011/972 esas, 2011/568 sayılı iddianamesi ile sanık Ali Hayar Künü hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kamu davası açıldığı ve 05/10/2011 tarihli oturumda sanığa iddianame okunarak isnat edilen suç anlatılarak savunması alındığı halde, yapılan yargılama sonucunda bu sanık yönünden bir karar verilmemiş olunmasında,
2-Dosya kapsamına göre, Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2011 tarihli ve 2011/1016 soruşturma, 2011/970 esas, 2011/566 sayılı iddianamesi ile sanıklar Muherrem Sinan Duman ve Oktay Aktay haklarında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından da kamu davası açıldığı, Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/479 esasına kayden yürütülen yargılamada 05/10/2011 tarihli ilk celsede sanıklara iddianame okunarak isnat edilen suç anlatılarak savunmalarının alındığı yargılama sonunda dosyanın 22/11/2011 tarihli ve 2011/479 esas, 2011/255 sayılı kararı ile Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/480 esas sayılı dosyası ile birleştilrmesine karar verilmesine karşın bu sanıklar yönünden bir karar verilmemiş olunmasında,
3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan sanık ... hakkında hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 19/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy