MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 24.01.2013 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 22.08.2014 tarihi arasında dava zamanaşımının durduğu nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dairemizin 24.10.2017 tarih, 2016/9906 Esas ve 2017/11291 Karar numaralı bozma ilamında da belirtildiği üzere; sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, kazanılmış hak kuralının sonuç ceza açısından olduğu, suç vasfı açısından kazanılmış hakkın olmadığı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Mahkemenin bozmadan önceki 27.04.2016 tarihli kararının sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığı ve sanık hakkında daha önce 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi de uygulanmak suretiyle sonuç ceza olarak 5 ay hapis ve 240 TL adli para cezasına hükmedildiği halde, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden, hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması ve adli gün para cezasının fazla tayin edilmesi suretiyle sonuç ceza olarak fazla hapis cezasına ve adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 11.09.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy