KANUN YARARINA BOZMA
Su hırsızlığı suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 168/1 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2011 tarihli ve 2010/68 esas, 2011/411 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 168/1 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2017 tarihli ve 2017/234 esas, 2017/540 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 30.05.2018 gün ve 94660652-105-01-12403-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.06.2018 gün ve 2018/48906 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163/3 ve 168/5. maddelerinde su hırsızlığı suçunun yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun’un geçici 2/2. maddesinde yer alan “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında sanık tarafından zararın giderildiğine dair Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Abone Kaçak Kontrol Şube Müdürlüğünün 23/01/2018 tarihli ve 16895671-855-E.158 sayılı cevabî yazısı göz önüne alınarak hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kurum yazısına göre, sanığın, 15.02.2010 tarihinde kurum zararını ödediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile karşılıksız yararlanma suçundan sanık ... hakkında Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2017 tarihli ve 2017/234 esas, 2017/540 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,11/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy