MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Ankara Bölge Adliye mahkemesi 15. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 18/05/2018 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin zararın ödendiği halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve müştekinin yokluluğunda karar verildiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın 24.01.2017 tarihli duruşmada, müştekinin zararını gidermek istediğini, müşteki ile görüşmesinde müştekinin kendisine zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığını beyan ettiğini söylemesi karşısında; müştekinin dinlenerek zararının miktarı ile sigorta şirketi tarafından giderilip giderilmediğinin, sigorta şirketi ödeme yapmış ise sigorta şirketinin müştekiye yaptığı ödemeyi şirkete ödemesi için, sigorta şirketi ödeme yapmamış ise, müştekiye ödeme yapmak için gerektiğinde ödeme yeri de belirlenmek ve sanığa makul bir süre içerisinde şirketin zararını tazmin etme imkanı sağlanıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nın 302/2 maddesi gereğince hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 11.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy