MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun müdafii ile katıldığı ve savunmasının alındığı 05.06.2017 tarihli duruşmada savunmasını müdafii ile birlikte yapacağını ve duruşmalardan vareste tutulmak istediğini beyan ettiği, bu nedenle müdafiinden haberdar olduğu, karar oturumunda hazır bulunan müdafiine kararın tefhim edildiği ve müdafii tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.05.2014 gün, 2013/13-300 Esas ve 2014/286 sayılı Kararında belirtildiği üzere; gerekmediği halde kararın kendisine tebliği üzerine suça sürüklenen çocuğun esasen müdafiine tebliğinden itibaren başlamış bulunan bir haftalık kanuni süreyi geçirdikten sonra 23.10.2017 havale tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği, suça sürüklenen çocuk müdafiine karar oturumunda tefhim edilen hükümde, tefhimle başlayan bir haftalık temyiz süresinin 18.10.2017 tarihinde sona erdiği, hükmün ayrıca gerekmediği halde suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesi yeni bir süre başlatmayacağı gibi yeni bir temyiz hakkı da doğurmayacağından; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Yasanın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE, 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.