MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, İl Jandarma Komutanı olan müştekinin görevi gereği bir olay yeri incelemesine gittiği sırada ... marka olay yeri inceleme aracının kontağı üzerindeyken bırakıldığı yerden alındığı ve pişman olup 150 metre uzaklıktaki caminin önüne terk edip kaçtığının anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza belirlenmesi,
2-Sanığın kamuya ait Jandarma olay yeri inceleme aracını çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a. maddesine uyduğu gözetilmeyerek, TCK'nın 146. maddesinde öngörülen “malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi” koşulu gerçekleşmediği gibi, ayrıca yakıt tüketildiği de gözetilmeden, suça konu aracı olay yerine 150 metre uzaklıkta terk ederek kaçan sanığın işlediği suçun kullanma hırsızlığı olduğu kabul edilerek yazılı biçimde karar verilmesi,
3-Müştekinin beyanları, tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini suç tarihinde geceden sayılan zaman diliminde saat 22:00 sıralarında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezada TCK'nın 143. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayıp, somut olayda suçun tamamlanmasından sonra sanığın araçtaki hiçbir malzemeye de zarar vermeden aracı olay yerine yakın bir caminin önüne terk edip polisler tarafından devriye aracına binilip ararken bulunduğu, müştekiye iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama imkanının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-CMK'nın 231/11. maddesinde belirtilen istisnalar dışında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu ilamdaki hükmün aynen kurularak açıklanması gerekirken önceki ilamda bulunmayan TCK'nın 52. maddesi gereği verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/03/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy