MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın müştekiye ait kredi kartını müştekinin kilitli dolabından çalarak iki farklı yerde kullanması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin hem hırsızlık hem de banka kartının kötüye kullanılması suçlarını oluşturduğu, 18.04.2011 tarihli Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile hırsızlık suçundan kamu davasının açılmış olduğu, banka kartının kötüye kullanılmasına ilişkin soruşturmanın ayrılıp yine aynı tarihli yetkisizlik kararıyla Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğu, Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2011 tarihli iddianamesi ile banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan Sultanbeyli 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasının açılmış olduğu, ancak Sultanbeyli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2012 tarih 2011/920 esas 2012/175 karar sayılı kararı ile Tuzla 1. Asliye Ceza mahkemesin 2011/233 Esas 2011/746 karar sayılı ilamı ile hırsızlık iddiasıyla açılan davanın TCK'nın 245. maddesi uygulanmak suretiyle banka kartının kötüye kullanılması suçundan cezalandırıldığı gerekçe gösterilerek aynı fiil sebebiyle aynı sanık hakkında daha önceden verilmiş bir hüküm bulunması sebebiyle kamu davasının reddine karar verilmiş olduğu ve kararın 15.03.2012 tarihinde kesinleştiği de görülmüş olsa da Tuzla 1. Asliye Ceza mahkemesin 2011/233 Esas 2011/746 karar sayılı ilamının kesinleşmediği, temyiz incelemesinden geçmek üzere Yargıtay'a gittiği ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından 10.06.2014 tarih 2014/5685 Esas 2914/14377 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve bozma üzerine sanık hakkından sadece hırsızlık suçundan ceza verildiği anlaşılmakla Sultanbeyli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2012 tarih 2011/920 esas 2012/175 karar sayılı kararı ile Tuzla 1. Asliye Ceza mahkemesin 2011/233 Esas 2011/746 karar sayılı ilamı ile hırsızlık iddiasıyla açılan davanın TCK'nın 245. maddesi uygulanmak suretiyle banka kartının kötüye kullanılması suçundan cezalandırıldığı gerekçe gösterilerek aynı fiil sebebiyle aynı sanık hakkında daha önceden verilmiş bir hüküm bulunması sebebiyle kamu davasının reddine karar verildiği ve 15.03.2012 tarihinde kesinleşen dosya açısından kanun yararına bozma yoluna gidilmesi uygun görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Hırsızlık suçu açısından;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 22/01/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy