MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içinde yer alan 28/01/2015, 29/04/2015,10/07/2015 tarihli oturum ve hükmün açıklandığı 20.03.2014 günlü oturumda suça sürüklenen çocuk ...’ın 18 yaşını tamamlamadığı gözetilmeden duruşmanın kapalı yerine açık yapılması ve hükmün de açık duruşmada tefhim edilmesi telafisi olanaklı olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mala zarar verme suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde; 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezalarının türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince temyiz itirazlarının, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
a)Suça sürüklenen çocuk ...’nun gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçların suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
b)Suça sürüklenen çocuk ...’a yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 31/2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy