MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde yolda gördüğü müştekiden birisini arayacağını söyleyerek cep telefonunu istediği, müştekinin ise sanığı daha önceden mahalleden tanıdığından güvenerek cep telefonunu sanığa verdiği, sanığın annemden numara alacağım, diyerek telefonla birlikte ayrıldığı ancak gelmediği olayda, müştekinin doğuştan engelli olduğu için sanığın peşinden gidemediğini beyan etmesinin malını koruyamayacak durumda olduğunun kabulü için yeterli olduğu kabul edilerek tebliğnamenin bu yönde bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde ...ilinde yaz saati uygulaması da gözetildiğinde güneşin 19:29 da battığı ve saat 20:29’dan sonra gece vaktinin başlamış olması karşısında, sanığın akşam saat 21:00 sıralarında müştekinin cep telefonunu alması nedeniyle eylemin gece vakti işlendiği kabul edilerek sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy