MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluşa ve kabule göre, sanık hakkında "Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçundan hüküm kurulmasına karşın kararın gerekçesi ve gerekçeli karar başlığında suçun "Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık" olarak gösterilmesi,
2-Müştekinin beyanına göre, cep telefonunun saat 04.00 sıralarında yerinde olmadığı, sanığın da kollukta müdafii varken alınan savunmasında 02.00- 03.00 sıralarında hırsızlık yapmak amacıyla hastaneye girdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, suçun gece işlendiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Soruşturma aşamasında gerçekleşen iadeden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi gereğince uygulanan etkin pişmanlık indirim oranının aynı maddenin ikinci fıkrasındaki sınırlama nedeniyle 1/2'den fazla ve 2/3'üne kadar (2/3 dahil) olması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 18.02 .2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.