MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin hazırlık ifadesine göre, aracından yapılan hırsızlığı olay günü saat 19:30-23:00 arasında öğrendiği, sanığın ise suç saatine ilişkin açık bir beyanının olmadığı, zaten olayın ayrıntılarını hatırlamadığını söylediği, olay günü güneşin 20:01'de battığı ve 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi gereğince gecenin 21:01'de başladığı, somut olaya göre eylemin saat 21:01 sonrası işlendiğinin kesin olarak tespit edilemediği, bu itibarla; “şüpheden sanık yararlanır ilkesi” uyarınca şüpheli bu durumdan sanığın yararlanması gerektiğinden, sanık hakkında verilen cezada TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılamayacağı kabul edilerek, yapılan incelemede:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 102/3, 104/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 27.04.2002 tarihinden mahkemenin karar tarihi olan 25.06.2015 tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy