MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki ...’in 05/05/2015 tarihli duruşmada şikayetçi olduğu ve kamu davasına katılmak istediğini belirttiği dikkate alınarak katılan olarak kabülü ile suça konu telefonun ilk olarak sanığa ait hat ile kullanıldığı, sanığın da savunmasında telefon alım satımı işi yapmasına rağmen telefonu satın aldığı kişiyi gösteremediği bu sebeple 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesindeki suçun oluştuğu ve gözetilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
Sanığın adli sicil kaydında gözüken Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/757 Esas 2014/571 Karar sayılı kararında 05/11/2014 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda dayanılarak ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 32/1 maddesi kapsamında hastalığının bulunduğu ve ceza-i ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararı 06/02/2015 tarihinde kesinleştiği görülmekle, sanık hakkında TCK'nın 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy