MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Temyiz dilekçesi ve eski hale getirme istemli dilekçelerin birlikte verilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca karar verme yetkisinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, bu nedenle mahkemenin 28.01.2015 tarihli ek kararının kaldırılarak yapılan incelemede;
Gerekçeli karar sanığın savunmasında belirttiği adrese tebliğe çıkarılmış ise de, tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapıldığı ve tebligatın azaya teslim edildiği belirtilmiş ise de; bu adreste Tebligat Kanununun 10. Maddesine göre tebliğin yapılamama gerekçesi belirtilmediği gibi tebligat parçasında Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre en yakın komşusuna haber verildiğine ilişkin bir ibarenin bulunmaması karşısında tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, dilekçe tarihi öğrenme tarihi kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık genel zamanaşımının, suç tarihi olan 10.03.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.12.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.