MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların mağdura ait motosikleti çaldıkları sırada meydana gelen hasarın, sanıkların eylemlerinin motosikletin mülkiyetine yönelik olması nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının göz ardı edilerek, mala zarar verme suçundan beraatleri yerine yazılı biçimde hükümlülüklerine karar verilmiş ise de; bu yönde kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmekle yapılan incelemede;
I-Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen 13.04.2015 tarihli kararın, kovuşturma aşamasında verdiği aynı zamanda halen mernis adresi de olan adresinde Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre 06.05.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede sanığın tebliğ tarihinde ceza infaz kurumunda olmadığı ve kararı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 14.05.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kanunun 317. maddesi gereğince sanık ...'ın temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanık ...'ın temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik, Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...'ın temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.12.2012 tarih ve 2012/1411-1852 E.-K. sayılı içtihadına göre; mağdurun sabit bir noktaya bağlı olmaksızın cadde üzerine park ettiği motosikletinin çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde yazılı suça uyduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 141. maddesi ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 12.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy