İTİRAZ
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Dörtyol 1. Asliye ceza mahkemesinin 14/05/2015 tarih, 2011/271 Esas, 2012/65 Karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 15/01/2019 gün, 2018/7869 Esas, 2019/196 Karar sayılı ilamı ile oybirliği ile düşmesi yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.02.2019 tarih ve 2015/368309 sayılı yazısı ile, “asli zamanaşımı süresinin 02/02/2012 tarihinden itibaren değil, mahkumiyet hükmünün açıklandığı 14/05/2015 tarihinden başlatılması kanuni bir zorunluluk olup bu tarih esas alındığında ''asli'' ve de dosya kapsamına göre '' kesintili'' zamanaşımı sürelerinin dolmadığı” belirtilerek Dairemiz kararının bozulması şeklinde karar verilmek üzere itiraz ile dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.02.2019 tarih ve 2015/368309 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 15/01/2019 gün, 2018/7869 Esas, 2019/196 Karar sayılı kararı suça sürüklenen çocuk ... bakımından kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar'' ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy