MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların ihbar üzerine yakalanmaları neticesinde araçta ele geçen kabloyu çaldıkları yeri söyledikleri ve kablonun kurum yetkilisine teslim edildiği somut olayda; katılandan soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiği; kısmi iadeye rıza gösterilmemesi durumunda ise, sanığın ilk celse adli kontrol altına alındığı ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanıklarla birlikte CMK/113/1-a maddesi gereğince hükmedilen 2.000 TL güvenceyi yatırdığına ilişkin dosyaya makbuz ibraz ettiği, son celse ise sanıkların kurum zararının yatırmış oldukları güvenceden karşılanmasını talep ettikleri, Mahkemece kurum zararı 5.000 TL kabul edilip hüküm fıkrasında, güvence miktarından sanıkların payları oranında 5.000 TL'lik miktarın katılan kurum zararı olarak katılan kuruma ödenmesine karar verildiği halde sanık hakkında TCK'nın 168/2. maddesinin uygulaması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıkların katılan kuruma ait ve iletişime tahsis edilmiş kabloları çalmaları neticesinde, haberleşmenin kesilip kesilmediği araştırılarak sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nın 142/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ni 13/1. maddesi uyarınca hakkında katılma kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık, müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy