(818 S. K. m. 96, 321)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosa incelendi gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, çobanı olan davalı Halil'in diğer davalı Bektaş'ın tahriki ile 8 adet koyununu kaybettiğini öne sürerek bedelleri tutarı 12.500 liranın kendilerinden hükmen tahsilini istemiştir.
Davalı Halil, bir süre davacıya çobanlık yapmış olmakla beraber kayıpta herhangi bir kusuru olmadığını, diğer davalı bektaş ise olayla ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı Bektaş hakkındaki dava, bu davalı ile davacı arasında hizmet sözleşmesinin bulunmadığı, davalı Halil hakkındaki dava ise kaybolan davarların bu davalı tarafından ödenmesi gerekeceğine ilişkin aralarındaki sözleşmede bir hüküm bulunduğunu ve bu davalının zararın oluşmasında kusurlu olduğunun ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere göre davalılardan Bektaş'a yönelin temyiz itirazlarının reddedilmesi gerekir.
2- BK.'nun 321. maddesi hükmü uyarınca işçi, taahhüt ettiği şeyi özenle yapmak zorundadır ve kasıt ya da ihmal ve dikkatsizlikle iş sahibine verdiği zarardan sorumludur. Yine aynı Kanunun 96. maddesi hükmünce borçlu, kendisine hiçbir kusurun ispat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı ödemek zorundadır.
Bu durumda davalı Halil, koyunların kaybından dolayı kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmek zorundadır. Bu yoldaki savunmasını ispat etmedikçe doğan zararı ödemeye mecburdur.
Mahkemece, bu yönler gözetilmeden ispat yükü davacıya yükletilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın davalılardan Halil ile ilişkin hükmünün (BOZULMASINA) ve peşin harcın istek halinde iadesine 26.02.1980 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy