(1086 S. K. m. 9) (2004 S. K. m. 277, 278, 283, 284) (743 S. K. m. 779)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle verilen yetkisizliğe yönelik hüküm, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiş olup (...) işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dava, İcra ve İflas Kanununun 277 ve onu izleyen maddelerine uygun açılmış, tasarrufun iptaline ilişkindir. Davalı, dava konusu taşınmazın Ankarada bulunduğunu belirten yetki itirazını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının ilk itirazı doğrultusunda yetkisizliğe karar verilmiştir.
2- İcra ve İflas Kanununda yer alan tasarrufun iptali isteğine ilişkin davaların kabul edilmesi durumunda; davacı, davaya konu olan mal üzerinde zorlu kovuşturma (cebri icra) yolu ile hakkını almak yetkisine kavuşur. Eğer davanın konusu taşınmaz ise, davalı, üçüncü kişi üzerindeki kaydın düzeltilmesine yer olmaksızın, o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. (İİK m.283). Ayrıca, bu tür davalarda zamanaşımı yürüdüğü gibi, (278) hak düşürücü süre de tanınmıştır (284). Oysa ipotek, taşınmazın ayni ile ilgili olup, zamanaşımının yürümeyeceği, MK m.779 ile öngörülmüştür.
İcra ve İflas Kanununun iptal davalarını düzenleyen hükümleriyle, yetki için özel bir mahkeme belirlenmemiştir. Bu tür davalar, yukarıda açıklanan Medeni Kanun, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, kişisel hakka dayalı olup, taşınmazın ayni ile ilgili değildir. Öyleyse, taşınmazın ayni ile ilgili olmayan tasarrufun iptal davalarında yetkili mahkemenin, HUMK m. 9 uyarınca saptanması gerekir. Mahkemece, tersine düşüncelerle yetkisizliğe karar verilmesi, Yasaya ve Usule aykırıdır.
Sonuç: Bu duruma göre, temyiz olunan hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 01.04.1981 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy