(743 S. K. m. 638) (818 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, murisi H.ye ait daireyi 25.5.1974 tarihinde davalının satın aldığını, bu satışın Şişli İkinci Asliye Hukuk Mahkemesinin esas: 1981/79, karar: 1982/361 sayılı ilamı ile gabin nedeniyle iptal edildiğini, bu kararın 28.3.1983te kesinleştiğini belirterek davalının kira geliri olarak tahsil ettiği 1.536.000 liranın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dairenin yangın geçirdiğini, bu nedenle istifade edemediğini, murisin ölene kadar bu dairede oturduğunu, bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece gabin sebebiyle açılan iptal davasında verilen karar kesinleşinceye kadar davalının iyi niyetli olduğu ve yararlanma karşılığı olarak tazminatla sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, iptal kararının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasındaki üç ay için ayda 36.000 liradan 108.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şişli İkinci Asliye Hukuk Hakimliğinin kesinleşen kararı ile, tescilin dayandığı satış sözleşmesinin gabin nedeniyle hükümsüzlüğü tespit edilmiştir. Böylece sözleşme ve tescil yapıldığı tarihten itibaren hükümsüz hale gelmiştir. Taşınmaz tekrar davacı üzerine tapuda tescil edilmiştir. Sözleşme ve tapu kaydı mahkeme kararı ile gabin nedeniyle hükümsüz sayıldığına ve iptal edildiğine göre, davalının iyi niyetli zilyet olduğu kabul edilemez. Çünkü olayda davalının, satıcının müzayaka halini, hiffet ve tecrübesizliğini bilerek bu durumu istismar ettiği sabit görülmüş ve bu husus kesinleşmiştir. Sözleşmeyi yaparken satıcının müzayaka halinden, hiffet ve tecrübesizliğinden istifade eden davalının taşınmaza iyi niyetle zilyet bulunduğu söylenemez. O halde davalı dava edilen beş yıllık süre içinde elde ettiği kira gelirini davacıya ödemekle yükümlüdür. Mahkemenin açıklanan bu yönleri göz önünde tutmadan sadece gabin davasında verilen iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihten sonra davalının almış olduğu üç aylık kira bedelinin ödetilmesine karar vermesi yasaya aykırıdır ve bozma nedenidir.
Tarafların, 22.5.1985 günlü oturumdaki beyanlarından, davalının taşınmazı satın alırken ödediğini bildirdiği 200.000 liranın geri alınması için davalı tarafından davacı aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bu davada, davalının bu konudaki savunmasının incelenmemesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.
Sonuç: Kararın yukarıda yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 18.03.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy