(818 S. K. m. 520) (1086 S. K. m. 440)
Dava: Servet vekili avukat Münir ile Emine ve Mustafa vekili avukat Erol aralarındaki dava hakkında, İzmir İkinci Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.6.1985 tarih ve 708-410 sayılı hükmün Dairenin 20.11.1985 tarih ve 6606-7091 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar : Davacı, davalılarla olan M.... Pastahanesi ortaklığının feshi ile tasfiyesini istemiştir.
Davalılar ortaklığın feshi isteğine kendilerinin de katıldığını, davacının kirası altında ve ortaklık için kullanılan yerdeki kiracılık hakkında tasfiye hesabına dahil edilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, ortaklığın mal varlığı belirlenerek ortaklığın feshine ve tasfiye memuru olarak mahkeme başkatibinin tayinine karar verilmiş, davalıların temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı taraf bu kez, 23.12.1985 günlü dilekçe ile karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK. nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan, davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Mahkemece, ortaklığın feshine karar verilmiştir. Esasen taraflar ortaklığın feshinde ve tasfiyesinde mutabıktırlar. Mahkemece bilirkişi aracılığıyla ortaklığın mal ve demirbaş mevcudu tesbit edilmiştir. Toplanan delillere göre ortaklığın bilirkişi raporunda tesbit edilen mal varlığı dışında başkaca alacak, borç ve parası olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ortaklığın feshine karar verildiğine göre ortaklığın mal varlığının tasfiye edilmesi gerekir. Mahkemenin bir tasfiye yapmadan ve tasfiye şekli belirlenmeden tasfiye memuru tayinine karar vermesi uyuşmazlığı çözer nitelikte değildir. Ortaklığın feshi durumunda mahkemenin tasfiyesi gerçekleştirmesi ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı kesin olarak ortadan kaldırması gerekir. Bu amaçla mahkeme tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşmadıklarını tesbit etmeli tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre tasfiyeye karar vermelidir. Taraflar mevcut mal ve demirbaşların bölüşülmesinde ya da bu mal varlığının bir meblağ karşılığında diğerine bırakılmasında anlaşamadıkları takdirde mahkeme tayin edeceği bir görevli marifetiyle bu malların satılmasına ve elde edilecek meblağın taraflar arasında payları oranında bölüştürülmesine karar verilmelidir.
Bu yön gözetilmeden mahkemenin sadece ortaklığın feshine ve tasfiye memuru tayinine karar vermesi ve tasfiye biçimini açıklamaması yasaya uygun görülmemiştir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
3- Kira sözleşmesinde kiracı olarak davacı görünmekte ise de, ortaklık sözleşmesinin 4. maddesiyle davacı, kira kontrotosunun getireceği hak ve vecibelerde tarafların eşit olarak ortak olduğunu kabul etmiştir. Diğer taraftan kiralayan tarafından bu yer için davacı aleyhine tahliye davası açılmıştır. Tahliye davasının reddi ve kiracılığın devamı halinde, ortaklık sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca mahkemenin davacı adına olan kiracılık hakkını ortaklık tasfiye hesaplarına intikal ettirmesi gerekir. Kira sözleşmesi davacı adına olduğuna göre kiralananın davacıya kalması kabul edilmelidir. Ancak, bunun karşılığı olarak söz konusu mahkemece bilirkişi aracılığı ile kiracılık hakkının mevcut tahliye davası sonucu da gözetilmek suretiyle, mali bir değeri olup olmadığı tesbit edilmeli ve bir değeri olduğu sonucuna varılırsa bulunacak bu değerden davalıların payına düşecek bölüm davalılara alacak yazılmalı ya da bu tutarın onlara ödenmesine karar verilmelidir.
Davalı tarafın temyizi üzerine, mahkeme kararının açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekirken, yanılma sonucu onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalılar karar düzeltme isteklerinin kabul edilmesi ve kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer karar düzeltme taleplerinin reddi ile ikinci ve üçüncü bentlerde yazılı nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 20.11.1985 gün ve 1985/6606-709 sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararın açıklanan nedenle davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy