(818 S. K. m. 156)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının süpermarketini 27.000.000 liraya almak için anlaşıp 1.000.000 lira kapora verdiğini, davalının marketi üçüncü kişiye devrettiği gibi, kaporayı da iade etmediğini öne sürerek 1.000.000 liranın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bakiye satış bedelini bir hafta içinde ödememesi nedeniyle satışın gerçekleşemediğini, kusurlu olduğu için davacının kaporayı isteyemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 1.000.000 liranın alındığına ilişkin belgede, paranın kapora olarak alındığı yazılıdır. Bu ödeme BK.nun 156. maddesine göre akdin kurulduğuna delil olmak üzere verilmiş sayılır. Kaporanın cezai şart, ya da zamanı rücu olarak verildiği tanık sözleriyle kanıtlanamaz. Bu yönden sözleşme bozulduğuna ve davalının bir zarar davası bulunmadığına göre kaporanın davacıya iadesi gerekirken reddi yanlıştır: Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2- Öte yandan davalının bir başkasıyla daha sonra sözleşme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Bundan önce davacıya ihtarname göndererek borcunun ifa etmesini istediği, bu konuda kendisine süre verdiği iddia ve isbat edilememiştir. Bu itibarla sözleşmenin yapılmamasında davacının kusurlu sayılması da kabul şekli bakımından bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın birinci ve ikinci bent gereğince davacı yararına BOZULMASINA, istek olursa peşin harcın iadesine, 01.06.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy