(743 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 262) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat E. Yazıcıoğlu gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait iş yerinde kiracı iken aleyhine açılan dava sonucu mahkemece, tahliyesine karar verildiğini, belirlenen kira icraya konularak takip yapıldığını, ancak uzun bir süreden beri kararın uygulanmadığını ve aksine kendisinden kira parası tahsil edildiğini, bu şekilde kira sözleşmesinin yenilendiğini ileri sürerek kiracılığın tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar, davalıya karşı iyi niyetli davrandıklarını, kiralananı geç teslim almakla bir yararlarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemişler, Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.8.1985 tarihli kira sözleşmesinin özel şartlar 9. maddesinde, kiracının ikinci yıl sonu olan 1.8.1987 tarihinde dükkanı tahliye etmeyi taahhüt ettiği, daha sonra 1.8.1987 tarihinde yapılan ikinci sözleşmede de tahliye taahhüdünün 1.8.1989 tarihine kadar uzatıldığı görülmüştür. Davalı kiralayan bu tahliye taahhüdüne dayanarak 20.9.1989 gününde davacı kiracı aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmış ve 30.4.1990 tarihinde davanın kabulüne ilişkin verilen karar taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Davalı kiralayan 24.9.1990 tarihinde davacı kiracı aleyhine bu tahliye kararı nedeniyle ilamlı takip yapmış ve 5.12.1990 gününde tahliyeyi sağlamak üzere mahalline gidilerek kiracıya 10 günlük süre verilmiştir. Buna rağmen o tarihten 8.6.1993 gününe kadar davalı kiralayan tarafından herhangi bir işlem yapılmamış ve aksine kira parası her yıl arttırılmak suretiyle alınmıştır. Bu durumda taraflar arasında mevcut bulunan kira sözleşmesinin yenilendiğinin kabulü zorunlu bulunmuştur. Kaldı ki davalı kiralayanın bu kadar uzun süre içinde kira paralarını aldıktan sonra, kira sözleşmesinin yenilenmediğini ileri sürmesi de iyi niyet kurallarına aykırıdır. Mahkemece bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken isteğin reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 750.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy