(1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, 50 ton buğdayı davalının ambarına koyduğunu ve davalının kendisine bir belge verdiğini, daha sonra davalının keşide edilen ihtarnameye rağmen buğdayı vermediğini ileri sürerek, 50 ton buğdayın aynen iadesine, olmadığı takdirde 34.250.000 TL. nın yasal faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, talimatı üzerine 50 ton buğdayı davacının Z. Gülerden aldığını, ancak belgeyi iade etmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının ibraz ettiği tarihsiz belgede, davacıya ait buğdayın davalıya teslim edildiği yazılıdır. Davalı, bu belgeyi kabul etmekle birlikte, buğdayı sonradan davacıya teslim ettiğini savunmuş ve bu konuda tanık dinletmiştir. Oysa HUMK. nun 290. maddesi hükmü uyarınca, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Bu nedenle davalının dinlettiği tanık sözlerine itibar olunamaz. Bu durumda davalı, delil listesinde (gerektiğinde diğer deliller) demek suretiyle, ayrıca ant deliline dayandığından, davacıya bir ant yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetine yer değiştirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 22.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy