(2675 S. K. m. 34, 35)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 30.12.1991 günlü dava dilekçesi ile Münster Asliye Mahkemesince hüküm altına alınan 21.500 Alman Markının %4 faizi ve masrafları ile birlikte toplam 25.587,25 Alman Markının davalıdan aynen tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra 25.11.1994 günlü verdiği dilekçe ile davasını ıslah etmiş Münster Asliye Mahkemesi kararının tenfizini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Batı Almanya Münster Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.5.1992 günlü kesinleşmiş kararının tenfizine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava hukuksal nitelikçe 2675 sayılı "Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun"un 34 ve müteakip maddelerine dayalı tenfiz istemine ilişkindir.
Davacı Mete Dizel bu davada dava dışı, İzzettin Dizel ile davalı Durmuş Büyükhilal arasındaki Batı Almanya Münster Asliye Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda verilen 20 Mayıs 1992 günlü 20116/92 sayılı karara dayanmıştır. Sözü edilen bu ilamın onaylı Türkçe Tercümesinde anlaşılacağı üzere; Davacısı İzzettin Düzel, davalısı da Durmuş Büyükhilal olup, kararda davalının davacıya 21.500 DM'ı 10.1.1992'den geçerli olmak üzere ödemeye mahkum edildiği belirlenmiştir. Bu durumda tenfize konu yabancı mahkeme ilamının davacısı bu davanın davacısı olmadığı açıktır. Yine bu ilamın incelenmesinde, hüküm fıkrası ve hakimlerin imzasından sonra 3. sayfasındaki tercümeye dair onay şerhi bulunmakta ve bundan sonra da "Ek" başlığı altındaki paragrafta aynen "Ben Schwabanstır 9.2749 Del Menhorst adresinde Muhsin İzzettin Dizel, Durmuş Büyükhilal aleyhine açılan davada verilen ilamı 20.5.1992 tarihli hüküm ve 16.7.1992 tarihli masraf kararı sayı 20116/92 borcun tahsil edilmesi için Mete Dizel'e iade ediyorum" ibaresi ve bunun altında da adı geçenlerin ad, soyad ve imzaları yer almaktadır. İşte davacı Mete Dizel'in bu şerhe ve işleme dayalı olarak bu tenfiz davasını açtığı görülmektedir.
2675 sayılı yasa Özel Hükümleri içeren bir yasa olup 1 inci maddesinde de açıklandığı üzere, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk ile yabancı kararların tanınması ve tenfizini düzenlemiştir. Yabancı Mahkeme kararlarının tenfizi anılan yasanın II. bölümünde 34 ve sonra gelen maddelerde yer almıştır. Yasa Koyucu tenfiz hükümlerini düzenlerken taraf ve "kim" sözcüklerini kullanmış bununla yabancı ilamın tarafını amaçlamıştır. Örneğin 35 inci maddenin 2 inci fıkrasında "Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenilen kişinin" denilmiş 38. maddesinin ( d ) bendinde de aynı ibarelere yer verilmiştir. Yine ikinci bölümdeki maddelerinin tümüde gözönünde tutulduğunda tenfiz hükümlerinin sırf yabancı mahkeme ilamının davacı ve davalıları yönünden düzenlendiği ve onlarla mutlak ilişkili olduğu kaçınılmaz olmaktadır. Öte yandan yabancı mahkeme kararlarının tarafları dışındaki kişilerce ( olayımızda olduğu gibi ) tenfizinin istenebileceğine dair ayrık ve özel bir hüküm getirilmemiştir. Yine Yasanın 36 ıncı maddesinde tenfiz isteminin şekli düzenlenirken "Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir" hükmü de az yukarda açıklanan kabulü doğrulamaktadır. Hal böyle olunca; davacının yabancı mahkeme kararının tenfizini istemekte aktif husumet ehliyetine sahip olmadığının kabulü zorunludur. Mahkemece anılan yasa maddelerinin yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.5.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy