(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının peşin ödenmesi gereken 1993 yılı 2. altı aylık dönem kirası 113.724.000 Tl.nı ödemediğini öne sürerek bunun 31.3.1994 tarihine kadar işlemiş 63.763.333 Tl. faizi olmak üzere toplam 177.487.333 Tl. alacağının 1.4.1994 tarihinden itibaren hesaplanacak aylık 12 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira parasının davadan sonra 30.9.1994 tarihinde davacıya ödendiğini davacının sözleşmeye göre yasal oranda faiz isteyebileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davacının 149.056.333 Tl. faiz alacağının davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tarafların kabulünde olan 1.1.1991 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin "hususi şartlar" 1. maddesinde "... kira bedellerinin
belirtilen süre içinde ödenmemesi halinde... geçiken süre için 30 temerrüt faizi alınır" yazılıdır. Bu kira sözleşmesi 1 yıllık olup 31.12.1991 tarihinde yenilenmiş, 1.1.1992'de başlayan yeni dönem de 31.12.1992 tarihinde son bulmuş, 1.1.1993 tarihinden itibaren yasal olarak 1 yıl süre ile 31.12.1993 tarihine kadar uzamıştır. Davaya konu kira alacağı ise bu sözleşme hükmüne göre en geç Ağustos ayı sonuna kadar peşin ödenmesi gereken 2. dönem kira parasıdır. Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık davacının kira alacağına 14.9.1993 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 503 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 4. maddesi ile değiştirilen 4792 sayılı yasanın 19. maddesinin son fıkrası ile getirilen "süresinde ödenmeyen kiralara süresinde ödenmeyen sigorta primlerine uygulanan oranda geçikme zammı uygulanır" şeklindeki hükmünün aynı kanun hükmündeki kararnamenin geçici 3. maddesindeki özel ayrık düzenleme karşısında uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Hemen belirtelim ki, davacının bu davaya konu kira alacağı taraflar arasındaki sözleşmeye göre ve bu sözleşmenin hükmünü icra ettiği bir dönemde 1.9.1993 tarihinden önce doğmuş, davalı da bu tarih itibariyle temerrüde düşmüştür. Anılan kanun hükmündeki kararname ile yapılan değişiklik ise bu tarihten sonra 14.9.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda kural olarak davacının kira alacağına sözleşmelerinde belirtilen oran dahilinde faiz isteyebileceğinin kabulü gerekir. Sonradan yürürlüğe girmiş olan bir yasanın davacıya sözleşme dışı bir ayrıcalık tanıdığı davalıya da bir yükümlülük getirdiği kabul edilemez. Kaldı ki anılan kanun hükmündeki kararnamenin geçici 3. maddesinde kurumun sahip ve ortağı bulunduğu gayrimenkuller için 1.1.1993 tarihinden önce Borçlar Kanunu ile 6570 sayılı kanuna göre yapılmış olan kira sözleşmelerinin sözleşmelerin bitim tarihinden itibaren 3 ay sonra işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmelerin ise bu kanun hükmündeki kararnamenin yürürlük tarihinden itibaren 3 ay sonra sona ereceğine işaret edilmiş olmakla 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış bulunan sözleşmelere de ayrıca geçerlilik tanınmıştır. Davaya konu kira sözleşmesi ise 1.1.1991 tarihinden yapılmış aynı sözleşme yenilenerek 31.12.1992 tarihine kadar uzatılmış, bu tarihte tekrar yenilenerek davaya konu döneme gelinmiştir. Şu durum karşısında sözleşmenin ancak 31.12.1993 tarihinden 3 ay sonra 31.3.1994 tarihinde sona ereceğinde tereddüt edilmemelidir. Öyle ise bu sözleşme anılan geçici madde hükmü uyarınca sona erinceye kadar taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda; 4792 sayılı yasanın değişik 19. maddesinin son fıkrasında belirtilen şekilde değil, taraflar arasındaki sözleşmenin hususi şartlar 1. maddesinde açıklanan 30 faiz oranının uygulanması gerektiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, temerrüt tarihi 1.9.1993 tarihinden kira parasının ödendiği 30.9.1994 tarihine kadar 30 oranındaki davacının faiz alacağını belirleyip hükmetmekten ibarettir.
Mahkemenin taraflar arasındaki sözleşme ile yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşüp, 1.1.1993 tarihinden sonraki zaman için davacı alacağına sigorta primlerine uygulanan oranlarda faiz tahakkuk ettirip hüküm altına alması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 6.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy