(1475 S. K. m. 1) (5521 S. K. m. 1) (2577 S. K. m. 2) (2872 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı yatı ile denize şampuan almak suretiyle denizi kirlettiğinden bahisle çevre kanunu uyarınca 75.000.000. lira Ceza Tayin ve Tertip edildiğini İdare Mahkemesine açtığı dava sonunda işlemin iptaline karar verildiğini öne sürerek tahsil edilen cezanın iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idari işlerin iptal edilmesi nedeni ile ödenen para cezasının tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm, hazine avukatınca temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 1475 ve 552l sayılı kanunların 1. maddeleri hükümleri gereğidir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak ayrı bir İş Mahkemesi varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumda davaya İş Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir.
Bu yönlerin gözden kaçırılması bozma nedenidir.
2- Davacının yatı ile neden olduğu deniz kirlenmesinden dolayı çevre kanunu uyarınca kesilen 75.000.000. TL. cezaya yönelik idari işlemin Aydın İdare Mahkemesinin 1992/610 esas, 1993/1462 karar sayılı ve 28.12.1993 hükmü ile iptal edildiği açıktır.
İş bu dava ile ödenen cezaya ilişkin paranın istirdatı istenmektedir. Bu durumda; anılan yasa uyarınca kurulan ve idari tasarruftan kaynaklanan para cezasının iadesi sözkonusudur. O nedenle bu dava, idari tasarrufun bir uzantısı özellikle onun doğal bir sonucu ve icrası ile doğrudan ilgili olduğundan kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır.
Hal böyle olunca davaya bakmaya İdare Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü zorunludur. Görev sorunu yargılamanın her aşamasında doğrudan mahkemelerce incelenip sonuçlandırılması gereken bir yöndür.
Mahkemece, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek görevsizlik kararı yerine işin esası hakkında hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Bozma nedenine göre diğer temyiz istemlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 16.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy