(818 S. K. m. 213, 416) (743 S. K. m. 634) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60) (4721 S. K. m. 706)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı S. Kızıldoğanın davasının feragat nedeniyle reddine diğer davalıya yöneltilen davanın husumetten dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Emlak Komisyoncusu T. Fırat ile diğer davalı S. Kızıldoğana ait dairenin satışı hususunda anlaştıklarını 25.000.000 TL. kaporayı komisyoncu Tarık Fırata verdiğini tapu işlemlerini tamamlayamadığını kaporanın iadesi için yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini öne sürerek itirazın iptaline icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı sözleşmenin yerine getirilmesinden davacının vazgeçtiğini o nedenle sözleşme hükümlerince kaporanın iade edilemeyeceğini savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacı ile davalılardan T. Fırat arasındaki hukuki ilişkinin Tellallık Sözleşmesine dayandığı o nedenle anılan davalının vekil sıfatıyla işlem gördüğü o nedenle kaporanın diğer davalı S. Kızıldoğandan talep edilebileceği onun hakkında açılan davadan da feragat edildiği kabul edilmiş davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan T. Fırat arasında düzenlenen ve kabulleri altında bulunan sözleşmenin başlık ve içeriğinden en önemlisi davalının 30.11.1994 tarihli oturumdaki açıklamalarından anılan yanlar arasındaki hukuksal ilişkinin BK.nun 416 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenen komisyon sözleşmesi olduğu çok açıktır. Gerçekte de sözleşmenin inikadı sırasında davalı S. Kızıldoğan hazır değildir ve bulunmamıştır. Davalı T. Fırat sözleşmeyi komisyoncu sıfatıyla akdetmiştir. O nedenle S. Kızıldoğan A. şeklindeki yazı altına ayrıca imza koyması sözleşmenin açıklanan hukuki niteliğine etkili bir unsur olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca uyuşmazlığın komisyon sözleşmesi hükümlerince ve BK. 416-430 maddelerinin ışığı altında çözümlenmesi kaçınılmazdır.
BK.nun 416 maddesi hükmü gereğince alım ve satım komisyoncusu kendi namına ve başkası hesabına alım satımı üstlenen kimsedir. Bu durumda komisyoncu alım satım sözleşmesinin tarafıdır. Komisyon ilişkisi komisyoncu ile müvekkili arasındaki iç ilişkidir. Dış ilişki yönünden komisyoncu davalı T. Fıratın davalı olma ehliyeti vardır. Farklı bir anlatımla BK.nun 416 maddesi gereğince komisyoncu akit tarafların arasında aracılık icra eden tellal gibi olmayıp alım ve satımı müvekkili hesabına fakat kendi namına yapar ve bu surette akdin bizzat tarafını oluşturur. Sözleşmenin bu niteliği ve tapulu taşınmaz malın mülkiyeti geçirme borcuna ihtiva etmesi gözden kaçırılmadığında sözleşmenin 4. maddesindeki kararlaştırmada asıl borç resmi biçimde düzenlenmediği için (BK. m. 213; MK. m. 634, Tapu Kanunu m. 26 Noterlik Kanunu m. 60/3) Hukuken geçersizdir. Hal böyle olunca verilen avansın haksız iktisap hükümlerince iadesi gerekir.
Mahkemece sözleşmenin hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davalı T. Fırat yönünden davanın reddedilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.3.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy