(3572 S. K. m. 1) (1580 S. K. m. 15)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalıya ait kantarı 17.9.1993 başlangıç tarihli sözleşmeyle kiraladığını, davalının kira süresi sona ermediği halde kantarı çalıştırmasına engel olduğunu, bu nedenle davaya konu dönemde toplam 72.000.000 TL. gelir kaybına uğradığını ileri sürerek, bu miktar tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kiracısı olduğu kantarın ruhsatının bulunmadığını bu nedenle faaliyetten men edildiğini, davacının sözleşmeye de aykırı davrandığını, kira sözleşmesinin bu nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının ruhsat almak için gösterdiği çabaların sonuçsuz kaldığı süresi sona ermeden kira sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesinin haksız olduğu, davacının uğradığı zararın tazmininden davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 72.000.000 TL. tazminatı ödetilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3572 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına dair kanuna göre belediye sınırları içindeki işyerlerinin çalışma ruhsatı almaları zorunlu olup, 1580 sayılı belediye Kanununun 15. maddesinin 19.fıkrası hükmü ruhsata tabi olduğu halde ruhsatsız yapılan faaliyetlerin önlenmesini belediyelerin görevleri arasında saymıştır. Davacının kirası altında bulunan kantarın ruhsatsız olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda davalı belediye encümeni tarafından kantarın bu gerekçeyle faaliyetten men edilmiş olmasında yasaya aykırılık yoktur. Önceki dönemde kantarın ruhsatsız olarak çalıştırılmış ve davalı belediye tarafından kapatma işleminin yapılmamış olması, davacıya ruhsat almadan çalışmaya devam etme hakkını kazandırmayacağı gibi, davalıya da bu şekilde faaliyet icrasına göz yumma mükellefiyeti yükleyemez. Dosyadaki müracaat formunda davacının ruhsat almak için davalıya 1.2.1995 günü başvurmuş olduğu anlaşılmakta ise de, bu başvurunun kabul ya da reddi yolunda işlem tesis edildiğine dair dosyada belge yoktur. Yasal süresi içinde bu başvurunun kabul edilmemesi suretiyle reddedilmiş sayılması ya da talebin açıkça reddi nedeniyle davacının bu işlemin iptali için idari yargıya başvurduğu da iddia ve ispat edilememiştir. Hal böyle olunca, davacının kantarın davalı tarafından faaliyetten men edilmesi ve bilahare sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat talep edemeyeceğinin kabulü zorunludur. Davanın bu nedenle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy