(743 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 245)
Dava: S. Kokal vekili avukat Ç. Doğan Çimen ile A. Gürayık vs. vekili avukat O. Erbil aralarındaki dava hakkında Ankara 22. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.7.1997 tarih ve 909-534 sayılı hükmün Dairenin 11.11.1997 tarih ve 8763-9053 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalılara ait tapulu taşınmazı satın aldığını, satış yapılmadan önce davalılara ait satış harcını davalıların hemen ödeyeceklerini belirtmeleri üzerine kendisinin ödediğini, sonradan akit yapıldığını fakat davalıların yükümlülüğünde olan satış harcı bedelini kendisine ödemediklerini öne sürerek 192.000.000 TL. nın davalılara ödettirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile yaptıkları anlaşmada tapudaki satış masraflarının davacı tarafından üstlenileceği konusunda anlaştıklarını bu nedenle kendilerine ait tapu satış harcını davacının ödediğini hemen ödeneceği iddiası doğru olsa davacının satış bedeli üzerinden tapu satış harcı bedelini mahsup edebileceğini savunmuşlar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 11.11.1997 gün 1997/8763-9053 sayılı kararıyla hüküm onanmış bu defa davalılar karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
Davacı davalılar adına ödediği tapu harç ve masrafların tahsilini istemiş ve bu konuda o davalıların payına düşen tutarın bilahare ödeneceği konusunda anlaşmaları bulunduğunu ileri sürmüştür. Yasa gereği davalı satıcıların ödemesi gereken satış harcı ve giderlerin davacı alıcı tarafından üstlenilmesini yasaklayan bir hüküm yoktur. Bu şekilde anlaşma her zaman mümkündür. Davacı tapu satış akti yapılmadan önce davalılara isabet eden harç ve giderleri kendiliğinden ödemiş olmakla davalıların borcunu üstlendiğine karine sayılır. Bu karinenin aksini de davacı ispatla yükümlüdür. Davacı davalılara isabet eden tapu harç ve masraflarının davalılarca bilahare ödeneceğine dair aralarında anlaşma bulunduğunu yasal delillerle ispat edememiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde (diğer deliller) demek suretiyle yemin deliline dayanmış olduğundan davacıya bu hakkı hatırlatılmak ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. İspat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi usule ve kanuna aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına temyiz edilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulüne, Dairemizin 11.11.1997 gün 1997/8763-9053 sayılı onama kararının kaldırılmasına, temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy