(818 S. K. m. 98, 250, 44)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı davalılara ait ekmek fırınını ortakları ile birlikte kiraladıklarını, demirbaş alındığını, 30.10.1987 tarihinde buradaki gizli kusur nedeniyle işyerinin kapatıldığını, başkasına kiraya verildiğini ileri sürerek demirbaş alımı için ödenen paradan payına düşen 5.000.000 TL, kâr mahrumiyeti 10.000.000 TL ile devir hakkından doğma 5.000.000 TL olmak üzere toplam 20.000.000 TL'nin ihtar tarihinden ıskonto faizi ile müştereken ve müteselsilen ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, idare mahkemesi kararı ile kapatıldığını, kusurları olmadığını, para almadıklarını savunarak reddini dilemişlerdir.
Mahkemece kazanç kaybı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan H. ve C. Y. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının mülkiyeti davalılara ait fırını 14.5.1986 başlangıç tarihli ve 4 yıl süreli sözleşme gereğince kiraladığı uyuşmazlık konusu değildir. Yine kat maliklerinden A. Y.nin başvurusu üzerine İdare Mahkemesi'nce bu yerin işletme ruhsatının iptal edildiği de toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu 250. maddesi hükmü uyarınca kiralayan kiralananı kira müddeti devam ettiği sürece akitte amaçlanan biçimde kullanılmak üzere hazır bulundurmakla yükümlüdür. Oysa davalıların işletme ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri de saptanmıştır. Bu durumda davacı, kural olarak sözleşme süresinin sonuna kadar gerçekleşmesi beklenen kârdan yoksun kalma nedeniyle tazminat isteyebilir. Ne var ki Borçlar Kanunu'nun 98. maddesi delaletiyle aynı kanunun 44. maddesi hükmü uyarınca, aynı nitelikte yeni bir yer bulma gayreti içine girmesi ve böylece zararın artmasını önlemesi zorunludur. Bu nedenle davacı kiracının kâr yoksunluğu isteği aynı nitelikte yeni bir yer bulabileceği tarihle sınırlıdır. Öyleyse mahkemece bilirkişi aracılığı ile kiralananın işletme ruhsatının iptali tarihinden itibaren davacının aynı nitelikte yeni bir yer bulabileceği sürenin saptanması ve bu süre ile sınırlı olarak kâr yoksunluğuna hükmedilmesi gerekir. Eksik incelemeyle isteğin kabul edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 16.04.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy