(818 S. K. m. 355) (2464 S. K. m. 89) (2576 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, müteahhit olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile Çankaya'da bina yaptığını, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 89. maddesinin a fıkrasının 3. bendindeki harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin % 2'sini geçemez hükmüne rağmen, davalı belediyenin stabilize yol katılım bedeli olarak kendisinden fazladan 155.434.000 lira tahsil ettiğini bildirip, faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya bakmaya adli yargının değil, idari yargının görevli olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, müteahhit olan davacının inşa ettiği bina nedeniyle, belediye hizmetleriyle ilgili olarak davalı belediyece, davacıdan alınan yol harcamalarına katılma payından kaynaklanmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 86. maddesinde yol harcamalarına katılma payının hangi hallerde, kimlerden alınacağı açıklanmış, katılma payının hesaplanmasını düzenleyen 89. maddenin 3. fıkrasında harcamalara katılma payları bina ve arsalarda vergi değerinin % 2'sini geçemez hükmü, aynı kanunun 98. maddesinde de bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır hükmü yer almıştır. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3410 sayılı kanunla değişik 6. maddesinde vergi mahkemelerinin görevleri; a) genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümler hükmü ile belirtilmiştir.
Bu durumda taraflar arasındaki ihtilafın çözümü, 2464 sayılı kanunun 98. maddesi gereğince, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı kanuna göre yapılması gerekir. 2576 sayılı kanunun 6. maddesine göre de, bu tür ihtilafların hallinde vergi mahkemeleri görevli olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.12.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy