(1086 S. K. m. 288) (743 S. K. m. 642) (818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava konusu taşınmazın davalı şirket tarafından 2.500.000.000 TL bedelle müvekkiline satıldığını, ancak davalı şirketin tapuda devir yapmayarak yani yeri üçüncü şahsa sattığını beyan ederek, söz konusu yerin müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması durumunda 2.500.000.000 lira bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili dava konusu dairenin davacıya satıldığını, satış bedeli olarak 50.000.000 lira alındığını, sözleşme dışında tarafların anlaştığını kalan bedel için davacının Altındağ ilçesindeki dairesini vereceğini, davacının daire vermekten vazgeçmesinden dolayı dava konusu yerin üçüncü şahsa satıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller celp edilen tapu kaydı ve tedavülleriyle tanık beyanları itibarıyla kayıt maliki dahili davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Karar süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 10.3.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde her ne kadar satış bedeli olarak 50.000.000 TL ödenmiş olduğu, bundan başka herhangi bir alacağın kalmamış olduğu belirtilmiş ise de; davacı sözleşmede 50.000.000 TL belirtilmesine rağmen, 2.500.000.000 TL ödediğini, davalı ise 50.000.000 TL'nin dışında, davacının kendisine ait başka bir dairenin ferağını vermeyi taahhüt ettiğini bildirmekle her iki taraf sözleşmedeki bedelin doğru olmadığını bildirmişler ve sözleşmeyi tatil etmişlerdir.
Davacı satış bedeli olarak 50.000.000 lira dışında 2.500.000 TL ödendiğini ispat edememiştir.
Davacı, dava dilekçesinde satış vaadi sözleşmesinin yerine geterilmemesi nedeniyle satış bedelini istediğine göre satış vaadi sözleşmesi ile ödendiği kanıtlanan 50.000.000 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, isteğin tümüyle reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy