(2886 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın meni ve tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Emlak Bankasına ait olup, davalının kullanımına verilen taşınmazın, ihale sonucunda düzenlenen 6.4.1999 günlü sözleşmeyle, otopark olarak işletilmek üzere davalı tarafından kendisine kiralandığını, bilahare davalı encümenince alınan 24.6.1999 günlü kararla, ihalenin feshedildiğini, fesih nedeni olarak gösterilen 2886 sayılı Yasa'nın 6. maddesine aykırılığı gerçekte söz konusu olmadığını, kira süresi bitmeden davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme yetkisinin de bulunmadığını ileri sürerek, muarazanın önlenmesine, kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ihale tarihindeki belediye başkanının aynı zamanda davacı vakfın da başkanı; belediye başkan yardımcısının ise vakfın ikinci başkanının kardeşi olduğunu, bu durumda kiralama işleminin 2886 sayılı Yasa'nın 6. maddesine açıkça aykırı bulunduğunu, ihale ve sözleşmenin o yüzden feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tarafların serbest iradeleriyle tanzim edilen kira sözleşmesindeki sürenin bitmediği, davalının geçerli bir sözleşmeyi tek taraflı fesih yetkisine sahip bulunmadığı, şartları varsa ancak sürenin sonunda tahliye davası açabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, muarazanın önlenmesine ve sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Belediyenin encümenince alınan 24.6.1999 günlü kararda, ihale tarihindeki belediye başkanının bizzat davacı vakfın başkanı, Belediye başkan yardımcısının da vakfın ikinci başkanıyla kardeş olmaları nedeniyle, davacı vakfın 2886 sayılı Yasa'nın 6. maddesine göre ihaleye katılamayacağı gerekçe gösterilmiş ve sonuçta, taraflar arasındaki sözleşmenin dayanağını oluşturan 25.3.1999 günlü encümen kararıyla oluşturulan işlem iptal edilmiş, kararın davacıya tebliği üzerine açılan eldeki davada da, davalı aynı olguya dayanarak, iptal kararının hukuka uygun bulunduğunu savunmuştur. İhale tarihi itibariyle davacı vakıf ile davalı belediyenin başkanlarının aynı kişi ve belediye başkan yardımcısıyla vakıf ikinci başkanının da kardeş oldukları dosya kapsamıyla sabit ve ihtilafsızdır. Bu durumda uyuşmazlık, ihaleyi yapan davalı Belediye ile ihaleye katılan davacı Vakıf arasında mevcut bulunan bu ilişkinin, 2886 Sayılı Yasa'nın 6. maddesinde düzenlenen ihalelere katılma yasağının kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten anılan yasa hükmü, kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde suistimallerin önlenmesi, sağlıklı bir rekabet ortamının sağlanması ve sonuçta ihalelerin kamu yararına uygun şekilde yapılabilmesini temin maksadıyla, ihaleye katılabilecekler açısından bir sınırlama ve belli kişi ya da kuruluşlar yönünden bir yasaklama öngörmektedir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde temel öneme sahip bulunan bu yön üzerinde hiç durulmamış, karar gerekçesinde bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, salt taraflar arasında geçerli ve süresi bitmemiş bir kira sözleşmesinin bulunduğu, davalının tek taraflı feshe yetkili olmadığı gerekçe gösterilerek dava kabul edilmiştir. Oysa, kira sözleşmesinin geçerliliği, onun dayanağını oluşturan ihalenin yasaya uygunluğuna doğrudan bağlıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş, toplanan delillerin ortaya koyduğu somut durum itibariyle, davacı vakfın, 2886 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde ihaleye katılması yasaklanmış olanlar arasında bulunup bulunmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, yasak kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, yapılan ihalenin yasaya aykırılık taşıması nedeniyle onun sonucunda düzenlenen kira sözleşmesinin de geçersiz olacağı ve davalının sözleşmeyi bu nedenle feshetmekte haklı bulunduğu benimsenerek davanın reddine; tersi durumda ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy