(818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Erhan Tuna ile davacı vekili avukat Salih Pınarın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, müteahhit olan davalının kat karşılığı inşa ettiği binadan 3 nolu bağımsız daireyi 24.4.1996 tarihli sözleşme ile satın aldığını, davalının sözleşme ile daireyi 1.11.1996 tarihinde teslim etmeyi, gecikme halinde cezai şart olarak geciken her ay 30.000.000 lira ödemeyi, gecikme iki ayı geçtiği takdirde bağımsız bölümün Bayındırlık birim fiyatlarıyla değerini cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiği halde, davalının taahhütlerini yerine getirmediğini bildirip, cezai şart olarak 4.500.000.000 lira, beş aylık gecikme bedeli 150.000.0000 lira ile eksiklikler bedeli 500.000.000 liranın ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, dairenin tesliminin gecikmesine davalının neden olduğunu, kaldı ki ancak ifaya eklenen ceza olarak iki aylık gecikmeyi isteyebileceğini, ifayı istediği için seçimlik ceza olan daire bedelini isteyemeyeceğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, gecikme cezası olarak daire bedeli 3.465.609.876 lira, beş aylık kira 100.000.000 Lira ile eksik işler karşılığı 166.507.168 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsımı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı kat karşılığı yaptığı binanın 3 nolu dairesini, 24.1.1996 tarihli sözleşme ile davacıya satıp tapu devrini sağladığı, dava açıldıktan sonra binanın genel iskanının alındığı ve daireyi davacının teslim alıp taşındığı hususları, taraflar arasında tartışmasızdır. Taraflar arasındaki 24.4.1996 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde dairemizin 1.11.1996 tarihinde teslim edilmemesi halinde her ay müteahhitin Şenel Akdenize 30.000.000 lirayı ödeyeceği, her halükarda bu gecikmenin iki ayı aşamayacağı, eğer iki ayı geçtiği halde genel iskanda alınmadığı takdirde de bağımsız bölünün Bayındırlık birim fiyatına göre değerini müteahhidin Şenel Akdenize ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede, dairemizin tesliminin gecikmesinin, iki ayı geçmesi hali için yapılan bu düzenleme, sözleşmeye aykırılık halinde uygulanması gereken seçimlik ceza niteliğindedir. BK. 158/1. maddesi gereğince akdin icra edilmemesi veya natamama olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilafına mukavele olmadıkça alacaklı, ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir. Olayımızda davacı daireyi kabul edip eksik işler bedelinin ödetilmesini istediğinden, davacı akdin icrası doğrultusunda iradesini kullanmış olup, artık sözleşmelerinde aksine bir hükümde bulunmadığından hem akdin icrasını, hem de cezai şartın tahsilini dava edemez. Bu nedenle davacının iki aylık süreyi aşan gecikme ile ilgili cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 24.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy