(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının apartman aidat borcunu sürekli eksik ödediğini, birikmiş aidat alacağının tahsili amacı ile davalıya karşı icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 tazminatın ödetilmesine verilmesini istemiştir.
Davalı, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasasından kaynaklandığını, bu tür davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, blok yönetiminin alacağından dolayı davacının böyle bir davayı açması yetkisinin bulunmadığını, borcun neden kaynaklandığının belli olmadığını işletme projesinin kendisine tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 200.618.287 TL. üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 5.10.1999 tarihli dilekçesinde davalıdan talep ettiği alacağın toplu konut bölge ortak giderlerinden kaynaklandığını, blok yönetiminin alacağından dolayı herhangi bir taleplerin bulunmadığını beyan etmiştir. Oysaki davacı tarafından hazırlanıp, bilirkişi raporuna esas alınan dosya içindeki işletme projelerinin incelenmesinden hem blok yöneticiliğinin hem de bölge yöneticiliğinin aidatlarının aynı projede yer aldığı ve her iki yönetim aidatlarının tahsilatının davacı bölge yönetimince toplandığı, bu aidatlardan dolayı davalının bakiye borcu için ona karşı davacı bölge yönetimi tarafından icra takibinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacının az yukarıda açıklanan beyanı kendisini bağlayacağına göre mahkemece, ibraz edilen defter, kayıt ve belgeler üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yapılmak suretiyle davalının blok yönetimine olan borcu çıkarıldıktan sonra icra takibine konu edilen dönemde davacı bölge yönetimine olan borcu tespit edilmeli, tespit edilen bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne verilmelidir. Mahkemenin bu hususu göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda borcun bir kısmının aidat borcundan bir kısmının da bu borcun işlemiş faizinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Buna rağmen mahkemenin faiz borcunu da anaparaya ekleyerek faize faiz yürütmek suretiyle yazılı şekilde vermiş bulunması kabul şekli bakımından doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2001 gününde oybirliği ile verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy