(1086 S. K. m. 306)
Dava: Davacı, davalı amcasına elden ve havale yolu ile borç para verdiğini, geri verilmediğini ileri sürerek 4000DM.nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, borç para almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı, davalıya borç verdiği ve iade edilmediği iddiası ile dava açmıştır. Davalı karz ilişkini inkar edip sattığı tarla karşılığı para ödendiğini savunmuştur. Davacının dayandığı karz ilişkisini davalı kabul etmediğine göre iddianın yasal delillerle ispatı davacıya düşer. Davacının dayandığı banka dekontunda paranın davalıya borç olarak gönderildiğine dair kayıt ve açıklama da yoktur.
Davacı paranın borç olarak gönderildiğini yazılı delillerle ispat etmelidir. İspat yükü kendisine düşmeyen davalının teklif ettiği yemini davacının kabul ve eda etmesi hukuki sonuç doğurmaz. Olayda miktar itibariyle ve davalının açık muvafakati bulunmadığından HUMK. 298-289 maddeleri hükmüne göre tanık dinlenemez. Bu durumda davacı iddiasını kanıtlayamamıştır. Ne var ki, dava dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline dayanmış olduğundan, iddiasının ispatı yönünde davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy