(3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket temsilcisi Mehmet Ali Ersan diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, mantar üreticisi olduğunu, davalıdan belli dönemlerde parti parti toplam 27.900 kg mantar kompostu aldığını, bedellerini ödediğini, ancak bu kompostun bozuk olması nedeniyle ürün kaybına uğradığını, ürün zararını tespit ettirdiğini, ürün kaybı zararı 2.327.000.000 TL ile ürünün elde edilmesi için yapmış olduğu masraflar tutarı 1.390.000.000 TL olmak üzere toplam 3.727.000.000 TL.nın ticari faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, oturumlara da katılmamıştır.
Mahkemece, 2.377.000.000 TL ürün kaybı, 1.069.000.000 TL masraf olmak üzere toplam 3.446.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı, davaya dayanak yapılan delil tespiti raporuna bu raporun kendisine tebliği üzerine itiraz nedenlerini de tek tek açıklamak suretiyle itiraz etmiştir. Mahkemenin hükmüne esas aldığı bu delil tespit raporunu tanzim etmiş olanlardan Ayfer Çetin imzalı ek raporda davalının tutarlı itirazlarına cevap verilmemiş, salt zararı oluşturan ürünün elde edilebilmesi için elde edilecek ürünün % 45 kadar masraf yapılacağına işaret edilmekle yetinilmiştir.
Davalı, yargılamaya gelmemiş olmakla davada öne sürülen iddiayı inkar etmiş sayılır. Ne var ki, tespit raporuna itiraz dilekçesi içeriği ve dosyadaki delillerden davacının davalıdan 27.900 kg mantar kompostu satın aldığı anlaşılmaktadır. Davacı, mantar kompostunda bulunması gereken özelliklerin bulunmadığı, dolayısıyla ayıplı olduğunu öne sürmektedir. Gerçekten satım konusu malın ayıplı olup olmadığının, davacının bundan dolayı zarar görüp görmediğinin saptanması, tamamen teknik bir konu olup, hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgilerle çözümlenmesi mümkün olmadığı gibi, şahit beyanı ile de belirlenemez. O nedenle de mahkemenin bilirkişi düşüncesine başvurması doğrudur. Ne var ki bu konuda düşüncesine başvurulan kişi konunun tüm teknik özelliklerini bilen, bildiğini somut olaya uygulayabilen mesleğinde uzman bir kişi olması gerekir. Salt konuyla ilgili bir meslek mensubu olması yeterli değildir.
Davalı tarafından itiraz edilen bir delil tespit raporu ise hiçbir zaman bu gibi olaylarda hükme esas alınamaz.
Öyle ise mahkemece gerektiğinde Üniversitelerin bu konularda eğitim veren öğretim elemanları arasından seçilecek bir uzman bilirkişi veya kurulu marifetiyle özellikle davalının delil tespit raporuna itirazları da gözetilmek suretiyle satım konusu malların bozuk olup olmadığı, bozuk ise bu bozukluğun davada öne sürülen kadar ürün kaybına neden olup olmadığı, neden olacak ise gerçek zarar miktarı konularında inceleme ve araştırma yapılmalı, bilirkişi veya kurulundan ayrıntılı, dayanaklarını gösterir, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmalı, böylece oluşacak sonuca uygun olarak ürün kaybı zararı ile ilgili olarak bir karar verilmelidir.
Mahkemenin yetersiz ve itiraz edilen delil tespit raporunu esas alarak yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Davacı bu davada ayrıca kaybına uğradığı ürünün elde edilebilmesi için yaptığı masraflar karşılığını da istemiştir. Ürün kaybı zarar, kar mahrumiyeti zararıdır. Davada istem konusu masraflar kompost bozuk olmasa dahi yapılacak masraflardır. O nedenle davacı ürün kaybı zararı yanında ayrıca bu ürünün elde edilmesi için yaptığı masrafları isteyemez.
Diğer taraftan davacı ürün kaybı zararı olarak 2.327.000.000 TL istemiştir. Ek bilirkişi raporunda ise bu rakam davacı istemini aşarak 2.377.000.000 TL olarak masraflarla birlikte gösterilip toplam davacı alacağı 3.446.000.000 TL olarak hesap edilmiş, mahkemece de bu miktara hükmedilmiştir. Davada, davacının istek kalemleri aşılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemenin açıklanan yönleri gözardı etmesi de kabul şekli bakımından usul ve kanuna aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy